Sağlık & Beslenme

Vücutta Ödem Neden Olur? Ödem Beslenmeyle Nasıl Azaltılır?

Vücutta ödem neden olur, ödem beslenmeyle nasıl azaltılır? Tuz, su tüketimi, beslenme ve günlük yaşam alışkanlıklarının ödem üzerindeki etkilerini anlatıyorum.

4 Eylül 20269 dakikaUzman Diyetisyen Miray Koçak
Vücutta Ödem Neden Olur? Ödem Beslenmeyle Nasıl Azaltılır?
Paylaş

Giriş

Sabah uyandığınızda yüzünüzün daha şiş göründüğünü, yüzüğünüzün parmağınıza daha sıkı geldiğini veya günün ilerleyen saatlerinde ayak bileklerinizin şiştiğini fark ediyor olabilirsiniz. Tartıda birkaç gün içinde oluşan ani değişiklikler de zaman zaman “Ödem mi yaptım?” sorusunu akla getirebilir.

Halk arasında “ödem” veya “su tutması” olarak ifade edilen durum, vücut dokularında normalden fazla sıvı birikmesi anlamına gelir. Ödem özellikle ayak, ayak bileği ve bacaklarda görülse de ellerde, yüzde veya vücudun başka bölgelerinde de ortaya çıkabilir.

Ödem her zaman fazla tuz tüketmekten kaynaklanmaz. Uzun süre oturmak veya ayakta kalmak, hormonal değişiklikler, bazı ilaçlar, gebelik ve sıcak hava gibi daha basit nedenlerin yanında; kalp, böbrek, karaciğer, damar veya lenf sistemiyle ilişkili sağlık sorunları da ödeme neden olabilir.

Bu nedenle ödemi azaltmaya çalışırken yalnızca “ödem attıran besinler” aramak yerine, ödemin nedenini anlamak ve beslenmeyi buna göre düzenlemek çok daha doğru bir yaklaşımdır.

Ödem nedir?

Ödem, dokular arasındaki boşluklarda normalden fazla sıvı birikmesiyle oluşan şişliktir.

En sık ayaklarda, ayak bileklerinde ve bacaklarda görülür. Bununla birlikte ellerde, kollarda, yüzde veya karın bölgesinde de ortaya çıkabilir. Ciltte gerginlik, parlak görünüm ve parmakla bastırıldığında kısa süreli çökme gibi belirtiler eşlik edebilir.

Ödem bazen geçicidir ve uzun süre oturmak, fazla tuz tüketmek veya hormonal değişiklikler gibi günlük yaşamla ilişkili nedenlerle ortaya çıkabilir. Ancak yeni başlayan, belirgin, sürekli veya giderek artan şişlik altta yatan başka bir durumun belirtisi de olabilir.

Bu nedenle “ödemim var” demeden önce, şişliğin ne zaman başladığı, nerede olduğu, ne kadar sürdüğü ve başka belirtilerin eşlik edip etmediği önemlidir.

Vücutta ödem neden olur?

Ödemin tek bir nedeni yoktur. En sık karşılaşılan nedenlerden bazıları şunlardır:

Fazla tuz tüketimi

Beslenmeyle alınan sodyum miktarının artması, vücudun su tutmasını artırabilir. Özellikle tuzlu yemeklerin, işlenmiş etlerin, hazır sosların, paketli atıştırmalıkların ve yüksek sodyum içeren hazır ürünlerin fazla tüketildiği dönemlerde geçici şişkinlik fark edilebilir.

Burada önemli olan yalnızca yemeğe eklediğimiz tuz değildir. Günlük sodyum alımının önemli bir bölümü işlenmiş ve paketli gıdalardan gelebilir.

Uzun süre oturmak veya ayakta kalmak

Özellikle gün boyunca masa başında oturmak, uzun süre ayakta çalışmak veya uzun yolculuk yapmak bacaklarda sıvı birikimini artırabilir. Bacak kaslarının hareketi dolaşımın desteklenmesine yardımcı olduğundan uzun süre hareketsiz kalmak şişliğin belirginleşmesine katkıda bulunabilir.

Hormonal değişiklikler

Adet dönemi öncesinde hormonal değişikliklerle birlikte bazı kişilerde geçici sıvı tutulumu ve şişkinlik görülebilir. Gebelikte de ödem sık karşılaşılan bir durumdur.

Sıcak hava

Özellikle yaz aylarında ellerde, ayaklarda ve ayak bileklerinde şişlik daha belirgin hale gelebilir. Sıcaklığın damarlar ve dolaşım üzerindeki etkileri bu duruma katkıda bulunabilir.

Bazı ilaçlar

Bazı tansiyon ilaçları, steroidler, östrojen içeren ilaçlar, bazı diyabet ilaçları ve bazı ağrı kesiciler ödeme neden olabilir. Bu nedenle yeni başlayan bir şişliğin kullandığınız bir ilaçla ilişkili olabileceğini düşünüyorsanız ilacı kendi kendinize bırakmak yerine doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

Böbrek, kalp veya karaciğer hastalıkları

Böbreklerin, kalbin veya karaciğerin sıvı dengesini etkileyen bazı hastalıklarında vücutta sıvı birikimi görülebilir. Kronik böbrek hastalıkları, kalp yetmezliği ve siroz bunlara örnektir. Bu durumda yalnızca beslenmeyle ödemi gidermeye çalışmak doğru değildir. Öncelikle altta yatan hastalığın değerlendirilmesi ve tedavi edilmesi gerekir.

Ödem ile kilo alımı aynı şey midir?

Hayır.

Tartıda kısa sürede görülen birkaç yüz gram veya birkaç kilogramlık değişiklik her zaman yağ artışı anlamına gelmez. Vücut ağırlığı; bağırsak içeriği, glikojen depoları, sıvı dengesi ve hormonal değişikliklerden de etkilenebilir.

Özellikle bir gün önce normalden daha tuzlu veya karbonhidrat açısından yoğun bir beslenme olduysa ertesi gün tartıda geçici bir artış görülebilir.

Bu nedenle tek bir tartı ölçümünü “yağlandım” şeklinde yorumlamak doğru değildir. Ancak kalıcı veya hızlı gelişen belirgin şişlik ve kilo artışı varsa bunun yalnızca beslenmeye bağlanmaması gerekir.

Ödem beslenmeyle nasıl azaltılır?

Ödemin nedeni tıbbi bir hastalık değilse, günlük beslenme ve yaşam tarzındaki bazı değişiklikler şişliğin azalmasına yardımcı olabilir.

1. Tuz tüketimini azaltın

Ödem söz konusu olduğunda beslenmede dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri sodyum alımıdır.

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerde günlük sodyum alımının 2000 mg’ın altında, yani yaklaşık 5 gramdan daha az tuz olacak şekilde sınırlandırılmasını önermektedir. Bunun için yalnızca yemeklere eklenen tuzu azaltmak yeterli olmayabilir.

Özellikle şu besinlerin tüketim sıklığına dikkat etmek faydalıdır:

  • Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş etler
  • Cips ve tuzlu atıştırmalıklar
  • Hazır çorbalar
  • Hazır soslar
  • Salamura ürünler
  • Çok tuzlu peynir ve zeytinler
  • Hazır yemekler
  • Fast food ürünleri
  • Paketli kraker ve bisküviler

Burada amaç “tuzu tamamen hayatımdan çıkarmalıyım” düşüncesi değildir. Hedef, günlük sodyum alımını makul düzeyde tutmak ve özellikle yüksek sodyum içeren işlenmiş ürünleri sınırlandırmaktır.

2. Yeterli su için

Ödemi azaltmaya çalışırken su içmeyi tamamen azaltmak doğru bir yaklaşım değildir. Vücudun sıvı dengesinin korunması için yeterli sıvı alımı önemlidir. “Su içmezsem vücudum daha az su tutar” düşüncesi bilimsel olarak doğru bir yaklaşım değildir. Bununla birlikte herkes için geçerli tek bir “günde şu kadar litre su” kuralı da yoktur. İhtiyaç; vücut ağırlığı, hava sıcaklığı, fiziksel aktivite, beslenme ve sağlık durumuna göre değişebilir.

Kalp, böbrek veya karaciğer hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması önerilmiş kişilerin ise doktorlarının belirlediği sıvı miktarına uyması gerekir.

3. Sebze ve meyve tüketimini artırın

Sebze ve meyveler su ve lif içerikleri sayesinde dengeli beslenmenin önemli parçalarıdır.

Özellikle:

  • Salatalık
  • Domates
  • Kabak
  • Marul
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Portakal
  • Mandalina
  • Çilek
  • Karpuz
  • Kavun

gibi besinler günlük beslenmede yer alabilir. Ancak burada önemli bir ayrıntı vardır: Bu besinlerin “ödem söktürücü” bir ilaç gibi düşünülmesi doğru değildir.

Önemli olan tek tek bir besinin ödemi ortadan kaldırması değil, genel olarak dengeli, yeterli ve düşük işlenmiş bir beslenme düzeninin oluşturulmasıdır.

4. Potasyum içeren besinlere yer verin

Potasyum, vücudun sıvı ve elektrolit dengesinde rol oynayan önemli bir mineraldir. Sebze ve meyveler, baklagiller, yoğurt ve bazı kuruyemişler potasyum içeren besinlere örnek olarak verilebilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır:

“Ödemim var, o halde yüksek doz potasyum almalıyım” yaklaşımı doğru değildir.

Özellikle böbrek hastalığı olan veya bazı ilaçları kullanan kişilerde fazla potasyum ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle potasyum takviyesi veya yüksek doz mineral kullanımı doktor önerisi olmadan yapılmamalıdır.

5. İşlenmiş gıdaları azaltın

Ödem açısından yalnızca sofradaki tuz miktarına bakmak yerine beslenmenin genel işlenmiş gıda yükünü değerlendirmek daha doğru olur.

Evde hazırlanan yemekler, sebzeler, meyveler, baklagiller, tam tahıllar, yoğurt, yumurta, balık, et ve kuruyemiş gibi temel besinlere dayalı bir düzen oluşturmak; yüksek sodyum içeren paketli ürünlerin tüketimini azaltmayı kolaylaştırır.

“Ödem attıran” besin ve içecekler gerçekten var mı?

İnternette maydanoz suyu, limonlu su, ananas, salatalık, çeşitli bitki çayları ve detoks içecekleri sıkça “ödem attırıcı” olarak öneriliyor.

Ancak burada dikkatli olmak gerekir.

Bir besinin veya içeceğin idrar miktarını artırması, vücuttaki ödemin nedenini tedavi ettiği anlamına gelmez. Ayrıca bazı bitkisel ürünlerin aşırı tüketimi sıvı-elektrolit dengesini bozabilir veya kullanılan ilaçlarla etkileşebilir. Bu nedenle “ödem söktürücü çay” veya “detoks suyu” gibi ürünleri tedavinin yerine koymak doğru değildir.

Özellikle düzenli ilaç kullanan, gebelik döneminde olan, böbrek veya kalp hastalığı bulunan kişilerin bitkisel ürünleri doktor veya eczacıya danışmadan kullanmaması gerekir.

Ödem azaltmak için günlük yaşamda neler yapılabilir?

Beslenmenin yanında hareket ve günlük alışkanlıklar da önemlidir.

Uzun süre hareketsiz kalmayın

Masa başında çalışıyorsanız gün içerisinde düzenli aralıklarla ayağa kalkıp hareket etmek bacaklarda oluşan şişliğin azalmasına yardımcı olabilir. Özellikle uzun süre oturmanız gereken durumlarda kısa hareket molaları faydalıdır.

Bacakları zaman zaman yükseltin

Özellikle bacaklarda ödem varsa dinlenirken bacakları yükseltmek sıvının geri dönüşüne yardımcı olabilir.

Düzenli fiziksel aktivite yapın

Yürüyüş gibi uygun fiziksel aktiviteler dolaşımın desteklenmesine yardımcı olabilir.

Ancak ani gelişen, ağrılı veya tek taraflı şişlik varsa egzersiz yaparak geçirmeye çalışmak yerine öncelikle tıbbi değerlendirme gerekir.

Kilonuzu değil, değişimin seyrini takip edin

Ödem nedeniyle oluşan kısa süreli tartı değişiklikleri moral bozucu olabilir. Bu nedenle yalnızca tek bir günün tartı sonucuna değil, birkaç günlük veya haftalık trende bakmak daha anlamlıdır.

Hangi durumlarda ödem ciddiye alınmalı?

Her şişlik basit bir “ödem” olmayabilir. Özellikle aşağıdaki durumlarda tıbbi değerlendirme gerekir:

  • Şişlik aniden başladıysa
  • Şişlik yalnızca bir bacakta veya kolda ortaya çıktıysa
  • Şişlik ağrılıysa
  • Bölge kızarık veya sıcaksa
  • Şişlik giderek artıyorsa
  • Nedeni belli olmadan sürekli devam ediyorsa
  • Karın bölgesinde belirgin sıvı birikimi veya şişlik varsa
  • Nefes darlığı eşlik ediyorsa
  • Göğüs ağrısı veya göğüste baskı varsa
  • Çarpıntı veya bayılma gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa

Özellikle tek taraflı ani bacak şişliği ve ağrısı, derin ven trombozu gibi acil değerlendirme gerektiren durumlarla ilişkili olabilir. Nefes darlığı veya göğüs ağrısının eşlik ettiği şişlikte ise acil tıbbi yardım alınmalıdır. Ayrıca sürekli tekrarlayan veya açıklanamayan ödem; böbrek, kalp, karaciğer, damar sistemi, lenf sistemi veya kullanılan ilaçlarla ilişkili olabilir. Bu durumda yalnızca diyet değişikliği yapmak yerine nedeninin araştırılması gerekir.

Ödem konusunda en sık yapılan hatalar

“Hiç su içmeyeyim, ödemim geçsin.”

Yanlış. Sıvı alımını gereksiz yere kısıtlamak çözüm değildir. Özel bir sıvı kısıtlamanız yoksa yeterli sıvı tüketmek önemlidir.

“Bir gün detoks yaparsam ödemim tamamen gider.”

Ödemin nedenini ortadan kaldırmadan yapılan kısa süreli detoks uygulamalarının kalıcı bir çözüm olduğu gösterilmiş değildir.

“Ödem söktürücü çayları istediğim kadar içebilirim.”

Bitkisel ürünler de etkisiz veya tamamen risksiz değildir. Özellikle düzenli ilaç kullanan kişilerde etkileşim ve sıvı-elektrolit dengesizliği açısından dikkatli olunmalıdır.

“Tartıda 2 kilo fazla çıktım, kesin yağlandım.”

Kısa süreli tartı değişiklikleri yalnızca yağ dokusundan kaynaklanmaz. Sıvı dengesi, glikojen depoları ve bağırsak içeriği de vücut ağırlığını etkileyebilir.

“Ödemim varsa tuzu tamamen kesmeliyim.”

Amaç tuzu sıfırlamak değil, gereğinden fazla sodyum tüketimini azaltmaktır. Özel sağlık durumlarında sodyum kısıtlamasının derecesi kişiye göre belirlenmelidir.

Ödem en hızlı nasıl atılır?

Ödemin ne kadar sürede azalacağı nedenine bağlıdır. Fazla tuz tüketimi veya uzun süre hareketsizlik gibi geçici nedenlerde yaşam tarzı düzenlemeleri yardımcı olabilir. Ancak altta yatan bir hastalık varsa öncelikle bu nedenin tedavi edilmesi gerekir.

Ödem yapan yiyecekler nelerdir?

Özellikle yüksek miktarda sodyum içeren tuzlu ve işlenmiş gıdalar bazı kişilerde sıvı tutulmasını artırabilir. Salamura ürünler, işlenmiş etler, cips, hazır soslar ve bazı hazır yemekler bu açıdan sınırlandırılabilir.

Çok su içmek ödem yapar mı?

Sağlıklı bir kişide normal ihtiyaçların üzerinde aşırı su tüketmek gerekli değildir; ancak “ödemim var, suyu azaltmalıyım” yaklaşımı da doğru değildir. Sıvı ihtiyacı kişiye ve sağlık durumuna göre değerlendirilmelidir.

Adet döneminde ödem neden olur?

Adet döngüsündeki hormonal değişiklikler bazı kişilerde geçici sıvı tutulumu ve şişkinliğe neden olabilir. Bu durum kişiden kişiye değişebilir.

Ödem kilo vermeyi zorlaştırır mı?

Ödem, tartıda geçici artışa neden olabilir ancak bu artış doğrudan yağ dokusu artışı anlamına gelmez. Kilo verme sürecinde tek günlük tartı sonuçlarından ziyade uzun dönemli değişime bakmak daha doğru olur.

Ödem için maydanoz suyu veya detoks çayı içmeli miyim?

Bu tür içeceklerin ödemin nedenini tedavi ettiği düşünülmemelidir. Özellikle düzenli ilaç kullanan veya kronik hastalığı bulunan kişiler bitkisel ürünleri profesyonel görüş almadan kullanmamalıdır.

Ödem ne zaman doktora gitmeyi gerektirir?

Ani başlayan, tek taraflı, ağrılı veya giderek artan şişliklerde; ayrıca nefes darlığı, göğüs ağrısı veya ciddi genel belirtiler eşlik ettiğinde tıbbi değerlendirme gerekir. Sürekli veya nedeni bilinmeyen ödem de araştırılmalıdır.

Sonuç

Ödem, vücutta fazla sıvı birikmesiyle ortaya çıkan yaygın bir durumdur ve her zaman fazla yemek yemekle veya fazla tuz tüketmekle açıklanamaz.

Günlük yaşamda fazla sodyum tüketimini azaltmak, yeterli sıvı almak, sebze ve meyvelere yeterli miktarda yer vermek, işlenmiş gıdaları sınırlandırmak ve uzun süre hareketsiz kalmamak ödemin yönetilmesine yardımcı olabilir.

Ancak ödemi azaltmak için tek bir “ödem attıran besin”, çay veya detoks yöntemi aramak doğru değildir. Önemli olan ödemin nedenini anlamak ve beslenmeyi kişinin sağlık durumuna göre düzenlemektir.

Özellikle tekrarlayan veya belirgin ödem yaşayan kişilerde kişiye özel değerlendirme önem taşır. Beslenme düzeninizde yapılacak küçük değişikliklerin gerçekten ihtiyacınıza yönelik olması için sağlık durumunuz, günlük alışkanlıklarınız ve beslenme düzeniniz birlikte değerlendirilmelidir. Bu süreçte profesyonel diyetisyen desteği, ödem konusunda kulaktan dolma ve geçici çözümler yerine sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmanıza yardımcı olabilir.

Bilimsel kaynaklar

  • Mayo Clinic. Edema – Symptoms and causes.
  • Mayo Clinic. Edema – Diagnosis and treatment.
  • Mayo Clinic. Leg swelling – Causes and definition.
  • World Health Organization. Guideline: Sodium intake for adults and children.
  • NHS. Swollen arms and hands (oedema).

Bu konuyla ilgili Lipödem ve Lenfödem Nedir? ve Kilo Verme Platosu Nasıl Aşılır? yazılarımı da okuyabilirsiniz.

Devamını Okuyun

İlgili Yazılar

Hemen Ara
WhatsApp