Sağlık & Beslenme

Günde Ne Kadar Lif Almalıyız? Lifli Beslenme Rehberi

Dünya Sağlık Örgütü yetişkinlere günde en az 25 gram lifi besinlerden almayı önerir. Lifli besinleri ve lifi rahatça artırmanın yollarını okuyun.

17 Ekim 20266 dkUzman Diyetisyen Miray Koçak
Cam saklama kabında sebzeli makarna, yanında balkabağı ve domatesler
Paylaş

Günde ne kadar lif almalıyız?

Kısa cevap: Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2023'te yayımladığı karbonhidrat rehberinde yetişkinlerin her gün en az 25 gram lifi, takviyelerden değil doğrudan besinlerden almasını önerir. Aynı rehber, yetişkinlerin günde en az 400 gram sebze ve meyve tüketmesini de tavsiye eder.

Çocuklar için öneri yaşa göre değişir: 2-5 yaş için günde en az 15 gram, 6-9 yaş için en az 21 gram, 10 yaş ve üzeri için en az 25 gram lif. Sebze ve meyve önerisi de aynı yaş gruplarında sırasıyla en az 250, 350 ve 400 gramdır.

Bu rakamlar kulağa teknik gelebilir; ama iyi haber şu ki lif ihtiyacını karşılamak için gram hesabı yapmanız gerekmez. Tabağınızı doğru besinlerle kurduğunuzda bu hedefe kendiliğinden yaklaşırsınız. Aşağıda bunun nasıl yapılacağını anlatıyorum.

Lif (posa) nedir?

Lif, bitkisel besinlerde bulunan ve ince bağırsakta sindirilmeden ilerleyen karbonhidrat bölümüdür. Türkçede “posa” olarak da bilinir. Hayvansal besinlerde (et, tavuk, balık, yumurta, süt) lif bulunmaz; lifin kaynağı sebzeler, meyveler, tam tahıllar, kuru baklagiller ve yağlı tohumlardır.

Lifi genel olarak iki grupta düşünebiliriz:

  • Çözünür lif: Suyla jel kıvamı oluşturur. Yulaf, arpa, kuru baklagiller, elma ve turunçgillerde bulunur. Tokluk hissine ve kan şekerinin daha dengeli yükselmesine katkı sağlayabilir.
  • Çözünmez lif: Dışkı hacmini artırır ve bağırsak hareketlerini destekler. Tam buğday, kepek, sebzelerin ve meyvelerin kabuğu, kuruyemişler bu tür lif açısından zengindir.

Çoğu bitkisel besin iki türü de farklı oranlarda içerir. Bu yüzden tek bir “süper besine” odaklanmak yerine çeşitliliği artırmak daha anlamlıdır.

Lif neden önemlidir?

WHO rehberi, besinlerden alınan lifin daha yüksek olmasının, bulaşıcı olmayan bazı hastalıkların riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili bulunduğunu belirtir. Günlük hayatta lifin size en çok hissettireceği etkiler ise şunlardır:

  • Tokluk: Lifli öğünler daha yavaş yenir ve daha uzun süre tok tutabilir.
  • Bağırsak düzeni: Yeterli lif ve sıvı birlikte alındığında bağırsak hareketleri daha düzenli olabilir.
  • Kan şekeri dengesi: Lifle birlikte tüketilen karbonhidratlar kan şekerini daha dengeli yükseltebilir. İnsülin direnci olan kişilerde tabak düzeni bu yüzden önemlidir.
  • Besin çeşitliliği: Lifli besinler aynı zamanda vitamin, mineral ve bitkisel bileşenler sağlar.

İnsülin direnci ile lifli beslenme arasındaki ilişkiyi merak ediyorsanız insülin direnci yazıma da göz atabilirsiniz.

Hangi besinlerde lif bulunur?

Lif açısından zengin besinleri tanımak, alışverişte ve tabak kurarken işinizi kolaylaştırır:

  • Tam tahıllar: tam buğday ekmeği, bulgur, yulaf, karabuğday, esmer pirinç, çavdar.
  • Kuru baklagiller: mercimek, nohut, kuru fasulye, barbunya, börülce. Türk mutfağının en güçlü lif kaynaklarındandır.
  • Sebzeler: brokoli, karnabahar, enginar, havuç, ıspanak, pırasa, kabak, bamya, yeşil yapraklı sebzeler.
  • Meyveler: elma, armut, ayva, portakal, mandalina, çilek, nar; mümkünse yenebilen kabuğuyla.
  • Yağlı tohumlar ve kuruyemişler: ceviz, fındık, badem, keten tohumu, chia tohumu; porsiyonu küçük tutarak.

Yulafın lif içeriğini ve kahvaltıda nasıl kullanılabileceğini yulaf yazımda ayrıntılı anlattım.

25 grama nasıl yaklaşılır? Örnek bir gün

Gram hesabı yerine, gün içindeki her öğüne en az bir lif kaynağı eklemeyi hedefleyin. Aşağıdaki örnek, lifi gün geneline yaymanın nasıl görünebileceğini gösteren bir fikirdir; size özel bir program değildir:

  1. Kahvaltı: beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek ya da yulaf, yanında domates, salatalık ve yeşillik.
  2. Öğle: mercimek çorbası veya nohut yemeği, yanında bol salata.
  3. Ara öğün: kabuğuyla bir elma ya da armut ve bir avuç kuruyemiş veya yoğurt.
  4. Akşam: sebze yemeği, yanında bulgur pilavı ya da tam tahıllı bir garnitür.

Ara öğünlerde bir protein kaynağını lifli bir besinle birlikte düşünmek tokluğu uzatmaya yardımcı olabilir. Bu dengeyi ara öğün rehberimde örneklerle anlattım.

Sebze, baklagil, zeytinyağı ve tam tahılın merkezde olduğu Akdeniz tipi beslenme de lif açısından zengin bir örnektir.

Lifi artırırken nelere dikkat etmeliyim?

Lif alımını bir anda çok artırmak gaz, şişkinlik ve karın rahatsızlığına yol açabilir. Bağırsakların alışması için birkaç haftaya yayılan kademeli bir artış daha konforludur.

  • Her hafta bir öğüne yeni bir lif kaynağı ekleyin; hepsini aynı gün değiştirmeyin.
  • Kuru baklagilleri iyice ıslatıp suyunu değiştirerek pişirmek bazı kişilerde şişkinliği azaltabilir.
  • Lifi artırırken su ve sıvı alımını da artırın. Lif, bağırsaklarda suyla birlikte daha rahat ilerler.
  • Yemeklerinizi yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.

Günlük sıvı ihtiyacınızın ne kadar olduğunu ve neye göre değiştiğini su yazımda anlattım.

Glutensiz beslenen biri yeterli lif alabilir mi?

Evet, alabilir; ancak biraz daha planlama gerekir. Buğday, arpa ve çavdar diyetten çıktığında önemli lif kaynaklarının bir kısmı da tabaktan çıkar. Hazır glutensiz ekmek, makarna ve bisküvilerin bir bölümü rafine un ve nişastayla hazırlandığı için lif içeriği düşük olabilir.

Glutensiz beslenen biri lifi karabuğday, kinoa, esmer pirinç, mısır, sertifikalı glutensiz yulaf, kuru baklagiller, sebzeler, meyveler ve yağlı tohumlardan sağlayabilir. Paketli ürün seçerken etiketteki lif miktarına bakmak da yol göstericidir. Glutensiz beslenmenin kilo üzerindeki etkisini glutensiz beslenme yazımda ayrıca ele aldım.

Çölyak hastalığı tanısı olan kişilerde glutensiz beslenme bir tercih değil, tedavinin parçasıdır. Bu durumda lif dahil bütün besin ögelerinin yeterli alınması için hekim ve diyetisyen takibi önemlidir.

Lif takviyesi kullanmalı mıyım?

WHO önerisi, lifin doğal olarak besinlerin içinde bulunduğu hâliyle alınmasıdır; takviyeler veya besinlere sonradan eklenen lif bu önerinin kapsamında değildir. Besinler lifle birlikte vitamin, mineral ve başka faydalı bileşenler de sağlar.

Bazı durumlarda hekim veya diyetisyen lif takviyesi önerebilir. Ancak takviyeye kendi kendinize başlamak yerine önce beslenme düzeninizi gözden geçirmeniz, gerekiyorsa uzman görüşü almanız daha doğrudur.

Kimler lif konusunda uzmana danışmalı?

Genel öneriler sağlıklı yetişkinler içindir. Aşağıdaki durumlarda lif miktarı ve türü kişiye göre ayarlanmalıdır:

  • İrritabl bağırsak sendromu (İBS), Crohn hastalığı veya ülseratif kolit gibi bağırsak hastalıkları olanlar
  • Yakın zamanda mide veya bağırsak ameliyatı geçirmiş olanlar
  • Fruktoz intoleransı gibi besin intoleransları olanlar
  • Düzenli ilaç kullananlar (bazı ilaçların emilimi lif ile aynı anda alındığında etkilenebilir)
  • Gebeler, emziren anneler ve çocuklar

Fruktoz intoleransında hangi meyve ve sebzelerin seçileceği ayrıca planlanmalıdır; bu konuda fruktoz intoleransı danışmanlığı sayfasına göz atabilirsiniz.

Size uygun lifli bir düzen kurmak için

Lif, tek başına bir zayıflama yöntemi değildir; dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeninin parçasıdır. Hangi besinleri, ne miktarda ve hangi öğünlerde tüketeceğiniz; sağlık durumunuz, alışkanlıklarınız ve hedeflerinize göre değişir.

Size uygun bir beslenme planını birlikte oluşturmak için online veya yüz yüze danışmanlık seçeneklerinden size uygun olanı seçebilirsiniz.

Kaynak: World Health Organization (WHO), Carbohydrate intake for adults and children: WHO guideline, 2023.

Devamını Okuyun

İlgili Yazılar

Hemen Ara
WhatsApp